01/04/2026
Uzun bir yazı olacak belki de ama okumanız dileğiyle yazıyorum…
Şu anda herkes görsel oldu, günümüzde herkes ‘video çekelim, paylaşalım, izleyelim, etkileşim alalım, geçelim’ diyor. Ama ben hala e-kitap okuyamadım veya kitabı okuyan ünlülerden dinlemek istemedim… İlla bir kitapçıya gidip, o sarı sayfaların kokusunu hissetmek istiyorum belki de… Neyse.
Benim de konum olan yelkenli yatçılıktan bahsetmek istiyorum… Senelerden beridir teknelerin üstünde bir insan olarak, sanırım benim de bu konuda bir şeyler söylemeye hakkım olduğunu hissettim… Çok güzel paylaşımlar var, bilgi verici, paylaşımcı… (Bazen doğru olmasa da (farş tahtasına, hatch demesek iyi olur tabi))
Sonuçta, bir insansınız ve gerek kiralayarak gerek arkadaşınızın teknesinde gerekse para ödeyerek eğitim almak gerekse yarışa katılmak üzere bir tekneye katılıyorsunuz.
Peki üzerine adım atacağınız bir tekne size ne sağlamak zorundadır biliyor musunuz?
- Yat İşletme Lisansı: Tekne acaba Turizm Bakanlığı’ndan İşletme Lisansına bağlı bir tekne midir? Çünkü bu tekneler insan can sağlığı açısından ciddi standartları sağlamak zorunda olan teknelerdir… Liman Başkanlıkları tarafından, iki senede bir kara denetlemesi ve her sene deniz denetlemesine tabi tutulup denize elverişli olduğuna dair bir belge almak zorundadırlar. Bindiğiniz teknenin denize elverişli olmasında fayda var bence.
- Sigorta: En önemlisi sigortası, bir kaza olması durumunda (ki öyle bir şey olmasın lütfen) acaba bindiğiniz tekne sizi yeterince koruyor mu? Üzerine çıktığınız teknenin sahibi sadece tekneyi ve kendini mi sigortalamış, yoksa ‘Üçüncü Şahısları’ yani sizi de sigortalamış mı? Ya da altı kişiye kadar sigortalamış olup, siz yedinci veya sekizinci şahıs mısınız?
- Güvenlik tedbirleri yeterince alınmış mı acaba?
- Can Salı: Teknede en kötü durumda (batma) denize atılıp üzerine geçilecek bir Can Salı var mı? Bu Can Salı’nın periyodik bakımları yapılmış mı? Yani içine geçtiğiniz zaman sizin hayati faaliyetlerinizi sürdüreceğiniz, sizin 3-5 gün hayatta kalmanızı sağlayacak ekipmanlar var mı? En basit örneği bu Can Salı denize atıldığında açılmasını sağlayan halat tekneye bağlı mı, yoksa Can Salı alıp başını gidecek mi?
- Payroteknik malzeme: Çok kötü durumdasınız ve denizde diğer insanlara kendinizi belli etmek zorundasınız… Payroteknik malzeme dediğimiz, paraşütlü işaret fişekleri, el maytapları ve duman kandilleri, zor durumda kaldığımız zaman bizim denizdeki diğer insanlara zor durumda olduğumuzu gösteren işaret malzemeleridir. Bunların da güncel olması gerekir. 10 senelik bir işaret fişeği patlamazsa kendinizi gösteremezsiniz kimseye. Tabii bunların da nasıl kullanılacağını da öğrenmek lazım, (olmasın da) parmağınız da paraşütle gidebilir.
- Yangın: Tabii ki kimsenin başına gelmesin… Tüpü kontrol etmediniz, gaz kaçağı oldu, siz de puro yaktınız, tüp patladı, yangın çıktı. Olur ya, yangın bu çıkar. Teknede hemen elinizin altında ulaşabileceğiniz bir yangın söndürücü var mı, siz bunların yerini biliyor musunuz, yangın söndürücülerinin senelik bakımları yapılmış mı, bastığınız zaman fıs mı yapıyor, yoksa gerekli işlevini mi yapıp, yangını mı söndürüyor.
- Can Yelekleri: Can yelekleri, öncelikle herkese yeteri kadar var mı, standartlar uygun mu? yoksa göstermelik mi koyulmuş? gece denize düşüldüğünde ışığı var mı? Umarım birisi gelene kadar sizi denizin üstünde tutacak standartlara sahiptir…
- Elektronik ekipman: Telsiz dinliyor musunuz? Bütün denizde olan teknelerin Kanal 16yı dinlemek zorunda olduğunu biliyorsunuzdur sanırım. Çünkü bütün anonslar orada yapılır. Şu koordinatta sürüklenen bir tekne var, bu koordinatlarda atış eğitimi var, başınıza bomba düşsün istemiyorsanız o koordinatlardan uzak geçin, Bodrum açıklarında denizde yüzen uzun bir halat olduğu görülmüş falan gibi. Umarım telsizi dinleyip o halata pervaneyi dolamazsınız. Peki telsizde konuşabiliyor musunuz, kaptanınız bayıldı, tekne otopilotta gidiyor, ne yapacaksınız?
- Çarpışmayın: Denizde çatışmayı önleme konusunda ne biliyorsunuz? İskelesini gördüğünüz bir tekneye ‘hop kardeşim’ nereye gidiyorsun, üstüme mi çıkacaksın mı diyeceksiniz?
Gibi gibi konularda kaptanınız/eğitimciniz sizi bilgilendiriyor mu? Tabii ki akşam sizinle oturup, sohbet edip iki bir şey içer ama iki günde bir sabah kalkıp, teknenin yağına suyuna bakıyor mu? Ve en önemlisi belki de sizin gibi, belki bir gün tekne sahibi olacak kişilere bunu gösteriyor mu?
Denize çıkmak önemli bir şeydir, havayı, denizi kollamak. Hep söylediğim, insanları denizden korkutmak yerine, denizi sevdirmek, denizle başa çıkmayı öğrenmek/öğretmek gerekir. Ve bunun için de iyi donanımlı tekneler, iyi donanımlı insanlar gerekir. Denize çıkacağınız tekneyi ve insanları iyi seçmeniz dileğiyle.
Okumakta gösterdiğiniz sabır için teşekkür ederim.